Sina Akyol

 
 
        S   İ   N   A      A   K   Y   O   L
          1950 yılında Ankara’da doğdu.Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulunu
bitirdi. Çeşitli reklam şirketlerinde yazarlık yaptı,TRT’de program yapımcısı olarak
çalıştı.Klasik batı müziği programları hazırladı.İlk şiiri 1967 yılında, ilk ürünleriyse
1971-1973 yılları arasında yayımlandı.Tutumlu sözcük kullanımıyla, şiirsel ifadeleri
şaşılacak kadar az sözcüklerle dile getirmesi dikkatlerden kaçmamıştır. 
          Bazı şiirleri İngilizce, Fransızca, Yunanca, Bulgarca ve Litvanyacaya çevrilen
Sina Akyol; 1995 Halil Kocagöz Şiir, 1996 Yunus Nadi Şiir, 1997 Altın Portakal Şiir
İkincilik ve 1997 Cemal Süreya Şiir ödüllerinin de sahibidir.
          Sırası ile;  Su Tadında (1972), Lokmanla Geçen Şen Günlerim (1982), Hayta-
larla Hatmiler (1990), Ayda Tümör İzleri (1994), Meğer Söz Gümüş (1996), Avluda
(1996), Belki Çiçek Dağına (1998-Toplu Şiirler), İkindi Kitabı (1999), Seçme Şiirler
(2006) ve Olmanın Halleri (2011) adlı kitapları yayınlandı.
 
 
Güze Doğru
Sevgi Sözleri
Üşüyorsun, camı kapat;
Sana kuşlu hırka ördüm.!
Sina AKYOL
 
 
L i r i k l e r 
“Şurda otur suyu seyret,
  ben gül alıp geleceğim..”
 
“Taşlığı yıkamanın
  asmayı budamanın
  çıplak ayakla yürümenin
  hayli zengin
  üslubunu edin..
 
  Burda kal. kalıcı zamanda
  öğlen avlusunda.
  Arın gövdenden. Kendin oluncaya
  kadar soyun.
  Ferah sular dökün.
  derin uyu..”
 
Pıt
diyen sesi
dutun..
 
Hava ağır ve sıcaktı, gecenin sesi
tenimdeydi, kıyıda tumba
çalıyordum, kimbilir kiminle
seviştim ah, belki lotüs
çiçeğiyle, belki onun
taç yapraklarıyla.
konuştum
uzun..
 
Soyarken seni,
zamanlar öncesiydi
ve yoktu
incir yaprağın..
 
Telaşla baktım.
yüzünü ezberime aldım.
sesim dedim, sesime
dokunsun..
 
Parmak
izlerimi
silerek
okşuyordum
boynunu..
 
Efendim, onu.!
incelikli
boynunu..
 
İndim koyaklarından
kardım geldim..
 
Eşkiya sekişimle:
 
Gümüş ovan! Kasımpatın.!
 
Yoldum yoruldum
cennetinde ilk defa..
 
Mum ışığında gidip geldi gövden
ve ay doğduğunda
yoktun! olsan, biraz da yoksulluklar sevişmek..
 
Arındıkça çoğalır
diye insan, öptüm,
bilmem ki yalnızca
Sen mi?
hatta belki,
kendimi
bile
öptüm..
 
Derin duydum, rüzgarın
Islığı yoktu.! Çünkü saydım,
kumun tanesi azdı! Anladım,
demenin ürkütücülüğünü düşün,
– İmkansızdır anlamak..-
 
Emdim bitirdim.
süyüm,dedim.
helal şiir..
 
Kışı bekliyorum, nergis çiçeğini.
onunla ovmak için, seni..
 
Tırtılın
yaprağa söylediğini
dal
duyar..
 
Nakşı derin bir kadın
üşür ve işler.
Dağ: çömelir.
Geyik: düşer.
Avcı: vurur.
Kurşun: kaçar.
 
Dağda Maral
sesi büyür..
Sina AKYOL
İkindi Kitabından.
 
 
N i s a n  
Dokunsam, diyordum
Kadim sesli rüzgara.
 
Tenha kıra uzandım,
Gül hayatı inceydi
 
Sürer,
Yalın bir şiir,
Ekşi erik tadıyla..
Sina AKYOL
 
 
Şafak  Şiiri
Kargaları ürküten ezan sesi
Sabaha değiyor..
 
Sabah bana değiyor..
 
İçim acıyor..
Sina AKYOL
 
 
Yorgun Geldim
Ben seninle  
uykular, uykular,  
uykular uyudum..  
sana erken sabahta  
taze değdim.  
meğer ki göğsüne  
göğsümle değdim..  
Ettim şikayet.!
Sina AKYOL
 
 
U y k u  
Uykuya gitsem  
aziz uykuya..  
 
Yedi kulaç derinde  
huzur ile düş görsem..  
 
….. değil, mümkün değil..  
aklım hala aklımda..
Sina AKYOL

Bir Yorum Yazın