Tuğrul Keskin

 
                  
 
            T U Ğ R U L   K E S K İ N 
                15 Mayıs 1961 günü Iğdır’da doğdu. Asıl adı Ertuğrul Keskin’dir. 1978
yılında İzmir Atatürk Ticaret Lisesini bitirdi.Yüksek öğrenimini yarıda bıraktı.İlk
şiirlerini 1980 yılından itibaren  Yaba  ve Yeni Olgu dergilerinde yayımladı. 1982
yılından itibaren şiirlerini bir çok dergi ve gazetelerde yayımladı.
                1990 yılında Piya Yayınlarının kurucularından oldu.1990 yılından 2004
yılına kadar Ütopiya Kunduz Düşleri adlı dergileri çıkartan ekibin içinde yer aldı.
Sol Gazetesinde her hafta  kültür/politika ilişkileri üzerinden yazılar yazmaktadır.
               1991 yılında 21 arkadaşı ile birlikte  Sanat  Hareketi  Düşüncesi  (SHD)
metnini imzaladı.  2004 yazında  Dikili  Emek Şenliklerini organize etti.  3o yıldır
yapılan ünlü  Salihli Şiir İkindilerinin Editörlüğünü  2006 yılından beri üstlenmiş
olan şair,  İzmir Balçova Belediyesi  Sanat  ve Kültür Koordinasyonunu da yürüt-
mektedir.  1990 yılı  Dokuz Eylül  Şiir Ödülünü,  Zifir’le 2004 yılı Yunus Nadi Şiir
Ödülünü,  2004 Yılı  Dionysos  Şiir Ödülünü  ve Kanda’har ile  2008 TTB  Behçet
Aysan Şiir Ödülünü aldı.
               Türkiye  Yazarlar Sendikası, Dil Derneği, Uluslararası  Yazarlar Birliği
PEN Türkiye üyesi olan  Tuğrul Keskin’in sırası ile;  Bir Suyun Kıyısında (1985),
Kırılan Kar Sesi(1988), Babek(1990),Tacir ve Cinayet(1994), İpekler Çoğaltmaya
(1999), Zifir(2004), Solgun(2004), Eski’ten(2005), Babek Bir İsyan(2005), Kanda’
har(2009), Soğuk Yara (Seçilmiş Şiirler-2013), İkindi Şairleri Antolojisi (2013) ve
Anılar (2013) adlı kitapları yayınlandı.
 
 
K i m   b i l i r   N e r e d e
Aynı şeyi düşünüyoruz ikimiz
Uzağı ve yakını, aynı şeyi
Sonbaharı ve uzayıp giden kederi
Yalnızlığı ve çoğalmayı, ikimiz..
 
Sen kim bilir nerde, ben İzmir’de..
 
Aynı ateşte yanıyoruz ikimiz
Külde ve korda,, aynı ateşte
Nehirleri özlüyoruz uzun ve serin
Aynı çağlayandan düşüyoruz ürküyle..
 
Bir yakın kasabada sen, ben İzmir’de..
 
Aynı şeye inanıyoruz ikimiz
Aydınlığa ve gölgeye, aynı şeye
Koklayarak bir dünya kurabiliriz ikimiz
Gülden, gül satandan, gülü gülle tartandan..
 
Sen, yakınımda mı, nerde? Ben İzmir’de..
 
Durmadan aynı şeyi konuşabiliriz ikimiz
Dokunuşu ve kardeşliği, aynı şeyi
Şimdiyi ve geleceği sabırsız bir yürekle
Aşkı ve eşitliği konuşabiliriz durmadan..
 
Sen karlar altında, kim bilir nerde olurum ben..
Tuğrul KESKİN
Dize., Nisan-2006
 
 
S e s i n i   K a y b e t t i m
hava soğudu, uzaklarda yağmur yağıyor olmalı
bağırsan bulutlar yırtılacak gök devrilecek
sesini kaybettim arka sokaklarda mı nerde
tadı tamladı sokakların faişe yuvası olmaktan
baharlar uzaklaşıyor her geçen gün
yanık yüzlü çocuklar geçiyor göğsümden
ve kızlar geçiyor duyarsız, arabeks yüzlü
 
sevgilim yok yanımda, fotoğrafı bildiri..
Tuğrul KESKİN
 
 
S   o   ğ   u   k     Y   a   r   a
dallar ve serçeler üşürken yalnızlıktan  
kuduz kurtlar gibi kuytuda beklerken tipi    
ellerin hohlanmaktan bunca uzakken    
mosmorken dudakların, titrerken..    
 
neyle ısındığını yaz bana ne örtündüğünü..    
 
uykuları bölüp duruyor Bağdat’ta akan kan    
ne acı, kadınlar koşar adım çıkıyor hayattan    
soluk soluğa kalışımı anlamıyorsun    
paramparçayken uykularımda bu güzel vatan..    
 
uyuduğun yeri anlat bana, yıldızlı gecelerini..    
 
kara kızıl saçların düşerdi yüzüne incecikten    
yüzünün deltasında kaybolurdum gecelerce    
göğsümde saçlarından örülü kırbaç şaklardı    
ve yıldızlar sehere kadar gülüşünü selamlardı..  
 
şimdi nasıl göründüğünü anlat bana, gülüşünü..  
 
gülüşündeki kederi diyorum, durma anlat bana    
gülerken ah nasıl gözyaşların ellerimden taşardı    
kasımpatları açar ansızın, kasımpatları solardı    
yurdumdan akan iki ırmaktı gözlerin, yaralardı..    
 
durma yaranı sakladığın yeri söyle bana, o gizi..
Tuğrul KESKİN
 
 
Z       i       f       i       r 
            Hena İçin Ayrılık Şiirleri
f ı r t ı n a d a n ,
ürperten fırtınadan sezdim
aşkın uğuldayan,
durmadan uğuldayan sesinden..
 
z i f i r d e n ,
zifir karanlığın ardındaki ışıktan sezdim
ilkbaharın amansız kokusundan,
o kokunun arısından..
 
leyleğin kanat çırpışından,
yuvaya dönüşünden sezdim
en çok da yuvaya kederle dönüşünden..
 
b i l d i m  k i   H e n a ,
gezmeye her yer olur,
ölmeye vatan gerek..
Tuğrul KESKİN

Bir Yorum Yazın