Yılmaz Güney

 
  
           Zaza ve kürt asıllı Yılmaz Güney 1 Nisan 1937 günü Adana’nın Karataş ilçesinin Yenice köyünde doğdu.  Üniversite okumak için gittiği  İstanbul’da Atıf Yılmaz ile tanıştı. 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Bu Vatanın Çocukları” ve “Alageyik” adlı filmlerde hem senaryo yazarlığı, hem de oyunculuk yaptı.
           Yeni Ufuklar  ve On Üç  dergilerinde öyküler yazan  Yılmaz Güney 1961
yılında komünizm propogandası yaptığı  gerekçesiyle yargılanıp  bir buçuk yıla mahkum oldu.  İki yıl sonra bıraktığı yerden başlayan  Yılmaz Güney Yönetmen Ömer Lütfü Akad’la çalışır.
           1972 yılında devrimcilere yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle 2 yıl hap
se mahkum olur. 1974 yılında özgürlüğüne kavuşan Yılmaz Güney Arkadaş fil-
mini çekti. Endişe adlı filmin çekimleri için gittiği Adana Yumurtalık ilçesindeki
bir gazinoda  İlçe Ağır Ceza Hakimi  Sefa Mutlu’yu  öldürmekten tutuklandı ve
25 Ekim 1975 günü  Ankara 1 nci Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan yargıla-
malar sonunda 13 Temmuz 1976 günü 19 yıl ağır hapse mahkum edildi.
           Cezaevindeyken Güney adlı bir sanat kültür dergisi çıkardı.9 Ekim 1981 günü izinli çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevine dönmeyerek Antalya’nın Kaş ilçe-sinden Yunanistan’ın Meis adasına, oradan İsviçre’ye ve daha sonrada Fransa
‘ya geçerek yaşamının geri kalanını Paris’te geçirmiştir.
           Cezaevinde yazdığı Zeki Ökten’in çektiği “Sürü” filmi yurt içinde ve yurt
dışında büyük ilgi gördü. Şerif Gönen’in çektiği “Yol” filmi Cannes Film Festi-valinde ödül aldı. 1976 yılında Fransa’da çektiği “Duvar” filmi onun son filmi
oldu. 9 Eylül 1984 günü yakalandığı mide kanserinden pariste yaşamını yitiren
Yılmaz Güney, Paris’te bulunan Pére Lachaise mezarlığına gömüldü.
 
 
A     L     F     A     B     E
Yaşam bir alfabeye benzer.
Bu alfabede ister ünlü ol,
İster ünsüz; yeter ki
Karaktersiz olma.!
 
Adam olmak için,
Bir gruba dahil olma.!
Bir duruşa sahip ol.!
Yılmaz GÜNEY
 
 
A   R   K   A   D   A   Ş
Bir kıvılcım düşer önce,
Büyür yavaş yavaş,
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş..
Dolduramaz boşluğunu ne ana, ne kardaş,
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş..
Ortak olmak her sevince, her derde kedere,
Ve yürümek ömür boyu,
Beraberce el ele..
Olmasın hiç,
O ta içten gülen gözlerde yaş,
Bir gün yollarımız ayrılsa bile arkadaş..
Yılmaz GÜNEY
 
 
A   Y   R   I   L   I   K
Ayrılığın hakkını ver..
Anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı..
Kalmayı beceremedin,
Bari gitmesini öğren.!
Ne bileyim vur sırtımdan mesela,
Adı AYRILIK olsun.!
Gidişlerden gidiş beğen,
Yeter ki gitmeler senin olsun..
 
Çok oluyorsun böyle gitmek mi olur.!!
Her gidişinde kendini bende unutuyorsun..
Yılmaz GÜNEY
 
 
B İ Z  v e  S İ Z
Biz de bilirdik
Sevgiliye karanfil almasını,
Lakin aç idik
Yedik karanfil parasını..
 
Sizin geceleriniz güzeldir.
Buzlu viskilere limon sıkılır.
Bizim geceleri görseniz çıldırırsınız;
Sessiz duvarlar üstümüze yıkılır.
Yılmaz GÜNEY
 
 
G Ü L Ü M S Ü Y O R U M . !
Gülümsüyorum.!
Çünkü biliyorum ki;
Gülümsemek dostlarıma karşı
Sunduğum en iyi ikram,
Düşmanlarıma karşı
En asil darbedir..
Yılmaz GÜNEY
 
 
H A L K I M I N   K A V G A S I N D A
K  a  v  g  a  y  ı  ,
Bir yaprağın üzerine yazmak isterdim,
Sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye..  
 
Ö  f  k  e  y  i  ,
Bir bulutun üzerine yazmak isterdim,
Yağmur yağsın bulut yok olsun diye..
 
N  e  f  r  e  t  i  ,
Karların üzerine yazmak isterdim,
Güneş açsın karlar erisin diye..
 
D o s t l u ğ u   ve   S e v g i y i ,
Yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim,
Onunla birlikte büyüsün ve bütün dünyayı sarsın diye..
 
Kralın sofrasında soytarı olacağıma,
Gerektiğinde halkımın kavgasında
Eşkiya olmak isterdim.!
Yılmaz GÜNEY
 
 
K      Ö      P      R      Ü
Sevgili,
yetmiyor “sevgili” sözü
tek başına. Karşılamıyor
İçimi dolduran duyguyu.
Oysa ben “sevgili”
derken neler
düşünüyorum bilsen.
Sonsuz, bir güneş,
bir yudum rakı,
çiçeğe durmuş ince bir
bahar dalı,
oğlumun sıcak yanağı,
anamın acılı gözleri,
babamın tütün kokan eli,
evimizde ki kuş,
yarının güzel günleri,
anlatılması güç binlerce
duygu ve SEN..
işte SEN
beni hayata bağlayan
en güzel köprüsün;
köprülerin en güzelisin,sevgilim.. güzelim..
insanı yaşatan
içimizdeki hayat böceğidir.
o ölürse
hayatımızın da tadı biter.
o sakın ölmesin,
yaşat onu..
Yılmaz  GÜNEY
03 Ağustos 1972
Selimiye Cezaevi
 
 
Y  A  L  N  I  Z  L  I  K
Eskiden bilemezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse
Ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilemezdim yalnızlığı..
 
Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız, yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın..
Yılmaz GÜNEY
 
 
Y    A    Ş    A    M    A    K
Yaşamak ne güzeldir be sevgili.!  
Sevinerek, severek, sevilerek,
Düşünerek..
 
Ve o vazgeçilmez sancılarını
Duyarak hayatın..
Yılmaz GÜNEY
 
 
Y Ü R E Ğ İ M  S E N İ  V U R U R
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu
Hala taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi
Güzel günler zorlu derslerden geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgi..
Bir gün akıp gideceğiz hayata,
Duvarlar yıkılacak,
Açılacak bütün kapılar bilesin..
Benim yüreğim sensiz şimdi
Seni vurur durur..
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
Nasıl mı sevdim seni?
Herkese yol,
Sana sol yanımı verdim..
 
Geride kalan
Tek şey yüreğim..
Sahip bile çıkamıyorum artık ona..
Baksana almış başını, gitmiş sana..
Yılmaz GÜNEY
 
 
Y Ü R E Ğ İ M İ   Y O R D U M
Anlamayanlar için dilimi,
Vatansızlar için
Yüreğimi yordum..
 
Yaz bunu da Hakim Bey.!
Yüreğe,
Yüreklerdeki umuda
Kelepçe vurulmaz.!
Yılmaz GÜNEY

Bir Yorum Yazın